Türkiye ve Dünya Yayıncılık Raporu, 2018-2024
SUNUŞ
Türkiye’de yayıncılık sektörünün yapısını ve gelişimini saptamada karşılaşılan en önemli sorun, sağlıklı ve doğrudan sayısal verilere ulaşmanın güçlüğü. Örneğin Türkiye Yayıncılar Birliği’nin (TYB) 2008’den bu yana hazırlamakta olduğu “Türkiye Kitap Pazar Raporu”nun temel veri seti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün verdiği kitap bandrollerinin adetlerinden oluşuyor (raporlarda pazar büyüklüğü verilerinin sektör aktörlerinden alınan bilgilere göre tahmin edildiği belirtiliyor). Bandrol adetleri ölçülebilir resmi rakamlar olsa da, tam olarak neyi temsil ettikleri tartışmalı.
Yayınevleri, yayımlamayı düşündükleri kitaplar için bandrol almakla yükümlü, ancak bandrol alındıktan sonra bu kitapların yayımlanıp yayımlanmadığı ya da ne zaman yayımlandığı belirlenmiyor; bandrol adedi kadar yayımlandığı kesin değil; daha da kötüsü, alınan bandrol adedi kadar kitap yayımlansa bile, baskı adediyle gerçekleşen satış adedi arasında büyük bir fark var ama veri yokluğu nedeniyle TYB’nin raporları, bandrol sayısını satılan kitap sayısına eşitlemek zorunda kalıyor. Bu hesaplama ciddiye alınırsa, 2022’de yaklaşık 209 milyon kitabın satıldığı Birleşik Krallık’ın karşısında Türkiye’de 380 milyon kitabın satılmış olduğunu kabul etmek gerekir ki bu ciddi bir hayalperestlik olur.
Bazı gerçek örneklerle bu hata payının büyüklüğünü anlatalım. Yayınevleri, yayımlayacakları kitapların baskı adetlerini rasyonel kıstaslarla belirlemeye çalışsa da bu her zaman mümkün olmaz; çok satması beklenen bir kitap az satabilir ya da yazarı memnun etmek için yayınevi kitabı satış beklentisinin üzerinde bir adetle yayımlayabilir. Bir yayınevinin 100 bin adet bastığı bir kitabın satışının 15-20 binlerde kaldığını görmek yayıncılar için şaşırtıcı olmuyor. İlk baskısı 2000 adet yapılan bir kitabın iki ay içinde stok tükenince yeniden 2000 adet basıldığı, ancak zaman içinde satılmayan kitaplar yayınevine iade edildiğinde toplam satışın 2000’i geçmediği, ikinci baskının gereksiz olduğu ve depoda kaldığı da çok rastlanan bir durum.
Bu noktada “iade” sistemini sektörden olmayanlar için açıklayalım. Yayıncılığın verisel yoksulluğunun kaynaklarından biri de, hangi kitabın gerçekte ne kadar sattığını saptamanın zorluğundan kaynaklanıyor. Yayınevi yayımladığı kitabı dağıtımcılara ve kitapçılara fatura keserek satıyor, dolayısıyla bir “satış adedi” rakamı var, ancak yayıncılıkta bu satış nihai bir satış değil; satmayan kitaplar dağıtımcılar ve kitapçılar tarafından piyasada işler iyi gittiğinde genellikle yılda bir kez, kötü gittiğindeyse birkaç kez yayınevine iade ediliyor ve pratikte bunun bir zaman sınırlaması yok – iki yıl sonra bile iade yapılması mümkün. Dolayısıyla yayınevleri bile kendi kitaplarının belirli bir anda kaç adet satmış olduğunu ancak yaklaşık olarak biliyor.
Bu raporun hazırlanmasında YAPİSAL olarak üç yeni yöntem kullandık. İlk olarak Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı ISBN Türkiye Ajansı’nın ISBN verilerinden ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün bandrol verilerinden biz de yararlandık ama geliştirdiğimiz bir algoritmayla bu sayıları “gerçekleşmiş satış” verisine (elbette bir hata payıyla) dönüştürdük. İkinci olarak pazar büyüklüğü verileri için her yıla özel olarak ortalama kitap fiyatlarını saptayan ve büyüklükleri hesaplayan bir algoritma kullandık. Üçüncü olaraksa Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) açık kaynak vergi verilerini kullanan ve başka ülkelerin sosyoekonomik koşullarıyla pazar büyüklükleri sayesinde “benchmarking” yapan bir algoritmayla hem en büyük 25 yayınevinin performansını yıllar içinde izleyebildik hem de pazar büyüklükleri ve pazar paylarının hesaplanmasında gerçek finansal veriler kullanmış olduk. Dünyada yayıncılığın aynı dönemdeki gelişimini WIPO “Global Publishing Industry”, Federation of EURpean Publishers, Wischenbart Global Ranking raporlarından ve Nielsen BookScan verilerinden derledik, ayrıca Publishers Weekly ve Publishing Perspectives gibi yayınların incelemelerinden yararlandık.
Bu haliyle “YAPİSAL Türkiye ve Dünya Yayıncılık Raporu 2018-2024”ün hem sektör aktörlerine hem de sektörü anlamak ve tanımak isteyenlere rehberlik edeceğini umuyoruz. Elbette tüm hatalar bize ait.
“YAPİSAL Türkiye ve Dünya Yayıncılık Raporu 2018-2024″ü indirmek için tıklayın.

